MySpace images

MySpace

SEVGİYE VE HAKİKATE DAİR HERŞEY - Blogcu



SEVGİYE VE HAKİKATE DAİR HERŞEY

• 29/5/2007 - ZEKA KARMASASI!!

DUYGUSAL ZEKA YANİ EQ

IQ ve EQ arasındaki farklar nelerdir?

IQ (intelligence quotient) kısaca zeka katsayısı, EQ (emotional quotient) duygusal katsayı olarak değerlendirilmektedir. Yıllardır insanın işlevselliğinin ve başarısının IQ ile doğru orantılı olduğu bilinmekteydi. Son zamanlarda artık duygusal zeka yani EQ nun da başarıda önemli rolü olduğu düşünülmektedir. IQ daha çok kişinin zeka katsayısını vermekte ve zeka fonksiyonlarını değerlendirmektedir. EQ ise kişinin duygusal sentez , tespit ve fonksiyonlarını bize bildirmektedir.

IQ Başarıda yeterli midir?

IQ bazı işlerde başarıda yeterlidir. Örneğin zeka katsayısı iyi olan bir kişi iyi bir fizikçi olabilir ve hatta bir çok buluşa imza atabilir. Kişinin seçeceği mesleğe göre IQ ve EQ katsayıları önem kazanmaktadır. Buna paralel olarak eğer insanlarla iç içe olan bir meslek ile uğraşmak ve başarılı olmak istiyor iseniz o zaman başarılı olmanız için IQ yetmeyecektir aynı zamanda iyi bir EQ katsayısına da sahip olmak zorundasınız. Örneğin bir şirkette ideal bir yönetici olmak için EQ katsayısınında yeterli seviyede olması gerekir.

EQ da cinsiyet ayrımı var mıdır?

EQ da cinsiyet şu ana kadar ki bilinenler itibariyle yoktur. EQ nun yüksek olması demek duygusal olmak demek değildir. Bayanların daha duygusal olduğu bilinir. Bu EQ larının da yüksek olduğu anlamına gelmez. EQ ; karşısındaki insanın duygularını hesaba katabilme, duygulara yön verebilme, duyguları anlayabilme ve ifade edebilme, günlük hayat akışı içerisinde kendisinin ve etrafındaki kişilerin duygularını hesaba katarak kararlar alma, iyi bir iletişim ve etkileşim becerisi olarak özetleyebiliriz.

EQ nasıl artırılır ?

EQ nun artırılması elbette ki doğuştan gelen yeteneklere bağlıdır. Yani doğuştan gelen zemin müsait ise o zaman çok kolay bir şekilde EQ artırılabilecektir. Özellikle aile ortamı ve anne babanın kişilik özellikleri de EQ gelişiminde önemlidir. Anne babanın duygu ifadesi, aile içerisindeki iletişim becerileri , anne babanın empati yeteneği, kelime hazinesi ve bu kelimelerdeki duygusal nitelik, anne babanın çocuğu yanında olayları değerlendirme ve duygusal tepki şekli duygusal zekada önemli role sahiptir.

IQ ve EQ arasında kardeşler arası fark var mıdır?

Bu konuda kardeşler arası fark değerlendirildiğinde şunlar söylenebilir. EQ da doğuştan gelen özellikler önemli bir yere sahiptir yani bir çocuğun duygusal zekası doğuştan iyi ise onun ilk veya son çocuk olması önemli değildir. Ama küçük kardeşler büyüklere göre bu konuda daha avantajlıdır diyebiliriz. Bunun nedeni ise küçük kardeşlerin büyüklere göre daha çok iletişim ve etkileşim şansına sahip olmalarıdır.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 22/5/2007 -

    NO, USE CIGARETTE!!!

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 22/5/2007 - SIGARAYI BIRAKMA YÖNTEMLERI


Sigara dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Geçtiğimiz yüzyılın sonunda yaşları 35-69 yaş arasında bulunan insanların ölümlerinin %30'unun, 69 yaş üstündeki insanların ölümlerinin ise %14'ünün sigara içimine bağlı geliştiği tahmin edilmektedir. Yetmişli yıllardan bugüne gelişmiş ülkelerde sigara içim oranları azalmakla birlikte gelişmekte olan ülkelerde yükselmeye devam etmiştir . Türkiye'deki erişkin nüfusun yaklaşık yarısı sigara içmektedir. Dünya Bankası raporlarına göre 1990-1997 yılları arasında dünyada sigara içiminin en hızlı arttığı ikinci ülke Endonezya'yı izleyen Türkiye'dir. Türkiye'de 1965-1992 yılları arasında akciğer kanserinden olan ölümler erkeklerde %25'ten 40'a, kadınlarda %12' den %17'ye yükselmiştir. Dünyada sigara içmenin yaygınlığının bir ölçütü olarak yapılan araştırmalarda sigaradan dolayı her 10 saniyede bir kişinin öldüğü hesaplanmaktadır. Sigara vazgeçilebilir bir alışkanlıktır. Sigaraya karşı alınan önlemler ve eğitim programları sonucu, Amerika'da 36 milyon, Fransa'da 8 milyon ve Isviçre'de 1 milyon kişi sigarayı bırakmıştır. Ancak sigara içimi/bağımlılığı Dünya Sağlık Örgütü'nün sınıflandırılmasında (International Classification of Diseases,10th Revision; F.17) bir hastalık olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle sigara bağımlılığının (hastalığının) tedavisi hekimin görevleri arasındadır.

Sağlık kuruluşlarına başvuran olguların hangi nedenle gelmiş olursa olsunlar sigara içme durumları kesinlikle sorgulanmalıdır. Hekim karşılaştığı her hastayı sigara alışkanlıkları açısından sorguladıktan sonra hastasına sigarayı bırakmasını önermeli, bırakma konusunda hastasını yönlendirip, gerekli tedavi yöntemlerini uygulamalıdır. Sigarayı bırakma döneminde hastanın izlenmesi ve desteklenmesi gereklidir. Sigaranın bırakılması, sigaranın neden olduğu hastalıklarla ilgili hastaları tedavi eden bütün tıp branşları açısından olduğu gibi, halk sağlığı ve koruyucu hekimlik açısından da önemlidir. Sigara içiminde; davranış alışkanlığı, fizik ve psikolojik bağımlılık rol oynamaktadır. Sigaranın bırakılmasına yardımcı olmak için bir çok yöntem geliştirilmiştir. Bunların başlıcalarından biri olan davranışçı yöntem; hasta eğitimi, bireysel ya da grup terapileri, ters güdülenme ve tiksindirme, psikoterapi, transendental meditasyon, hipnoz, desensitizasyon ve duygusal deprivasyonu içerir.

Eğitim programları sigaranın sosyal ve psikolojik bir alışkanlık olduğu, bu nedenle iradenin ve motivasyonun güçlendirilmesi ile sigaranın bıraktırılacağı düşünülerek hazırlanmışsa da, beklenildiği kadar başarılı olamamıştır . Ters güdülenme ve tiksindirme davranış tekniği ile sigaranın bırakılmasında sigara içimine karşı olumsuz bir yanıt oluşumunun öğrenilmesi sağlanmaya çalışılır. Ancak bu tekniğin sağlık açısından bazı yan etkileri ortaya çıkmıştır. Kendi kendine bırakma tekniği genellikle bir yönetici ya da terapistin yönetiminde kişinin kendi kendine sigarayı bırakmasıdır ve bazı ters güdülenme yöntemlerini de içerir. Sigaranın bırakılmasını sağlamak amacıyla birçok ülkede gönüllü sağlık örgütleri, tarafından grup tedavilerine yönelik programlar hazırlanmıştır. Bu programların içerikleri benzer olup, genellikle konferanslar, grup etkinlikleri, kişinin günlük alışkanlıklarını tanımasına yönelik egzersizler, sigaranın azaltılarak bırakma gününe karar verilmesine yönelik programlar, aşırı sigara içme isteği ile baş etme yöntemleri, sigaraya yeniden başlanmasını engellemeye yönelik öneriler ve stres tedavisinin pratiklerinin yapılması gibi konuları içerir. Kullanılmakta olan sigara markası değiştirilerek nikotin içeriği daha düşük olduğu bilinen bir sigara markasına geçilmesi ya da içilmekte olan sigara markasını değiştirmeden günlük içilen sigara sayısının yavaş yavaş azaltılması, günlük nikotin alımını düşürmeye yönelik azaltma yöntemleridir. Ancak yavaş yavaş azaltma yöntemleri kandaki nikotin düzeyini eşik değerin altına düşürerek nikotin yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu durumda oldukça sıkıntı ve stres hisseden kişinin yeniden eski alışkanlığına dönmesi olasıdır. Sigaranın birden bire bırakılması ise kişinin nikotin yoksunluk belirtilerini yoğun olarak hissettiği oldukça zor bir yöntem olmakla birlikte bir-iki haftalık bir süre sonunda bu belirtilerin şiddeti azalmakta ve sonraki günlerde birdenbire bırakanlar yavaş yavaş azaltanlara göre daha ender olarak aşırı sigara içme isteği ile zorlanmaktadırlar. Dolayısıyla birdenbire bırakanların yeniden başlama eğilimi, azaltarak bırakanlara göre daha azdır.

Hekimin Desteği Hekimlerin telkin, öneri ve desteklerinin birçok sigara içen hastayı sigarayı bırakma konusunda motive ettiği, hastalara cesaret vererek bırakmayı denemesini sağladığı bilinmektedir. Özellikle birinci basamakta çalışan hekimlerin sigara bırakma konusunda duyarlı olmaları çok önemlidir. Hekimlerin yönlendirdiği ve olguların en az altı ay izlendiği 28 sigara bıraktırma programının analizinde hekimlerin yalnızca hastaya sigarayı bırakmasını öğütlediği 15 programın ortalama başarısı %5 (%3-%13), hekimlerin hastaya sigaranın bırakılması için yoğun destek verdiği 13 programın ortalama başarısı %29 (%13- %40) olarak saptanmıştır. Hamilelerin, akciğer ve kardiyovasküler hastalığı olan kişilerin hekimlerin yönlendirmesi ile sigarayı bırakma oranları diğer olgulara göre daha yüksektir. Hamilelerde bu oran %1-35 arasında değişmektedir. Hekimlerin desteği ile sigaranın bırakılma oranının akciğer hastalarında %10- 76 (ortalama bir yıl bırakmış kalma oranı %31.5), kalp hastalarında %11-73, (ortalama bir yıl bırakmış kalma oranı %43) olarak bulunmuştur . Ani ölüm ya da yakın bir zamanda ölüm korkusu sigaranın bırakılmasında en güçlü motivatörlerdendir. Yakın zamanda miyokard infarktüsü geçirmiş olguların hekimin desteği ile sigarayı bırakma oranı %60'a kadar yükselmektedir.

Sigaranın bırakılması sırasında kişilerin yaşadığı dört deneyim (dönem) vardır . Bunlar:
1) düşünce öncesi; kişinin sigarayı bırakmayı ciddi bir biçimde düşünmediği dönem,
2) düşünme; kişinin sigarayı bırakmayı ciddi olarak düşündüğü ve planladığı dönem,
3) hareket; kişinin sigarayı bırakmayı denediği ve bırakmaya çalıştığı dönem,
4)bırakmış kalma; kişinin sigara içmeyi bıraktıktan sonra yeniden içmekten kaçınması ve bırakmış kalmasıdır.

Bütün bu dönemlerde hekim telkin ve desteğinin sigaranın bırakılması konusunda büyük önemi vardır. Hekim sigarayı bırakmayı düşünmeyen hastasını, bırakması açısından uyararak bu konuyu ciddi olarak düşünme yönünde motive edebilir. Sigarayı bırakmaya hazır ve kararlı olan bir hastaya ise hekim sigarayı bırakma teknikleri ve programları hakkında bilgi vererek destek olabilir. Yani hekimin sigaranın bırakılmasındaki temel desteği bu konuda motivasyonu olmayan hastayı, bırakma konusunda motive etmek, bırakmaya hazır olan hastaya ise bu konuda destek vermek, bırakma yöntemlerini öğretmek ve tıbbi tedavi vermektir. Hekimlerin bu konudaki desteği dört aşamada değerlendirilebilir: Sorgulama, öneri, tedavi ve izleme .

Sorgulama; Hekim, her klinik görüşmede hastaya sigara içip içmediğini, ne kadar içtiğini, bırakmayı düşünüp düşünmediğini, daha önceki bırakma deneyimlerini sorar ve nikotin bağımlılığının derecesini belirler. Öneri; Hekim çok net ve anlaşılır bir dille hastaya sigarayı bırakmasını önerir. Bu önerinin hastanın motivasyonunu güçlendirmesi için sigaranın zararları, kişisel risk etmenleri, sigarayı bırakmasının kendisine ve ailesine getireceği yararlar açıklanabilir. Kişilerin sigarayı bırakmasına destek olan motivasyon etmenleri farklıdır ve biri için geçerli olan neden diğerini hiç etkilemeyebilir. Kişilerin sigarayı bırakmasındaki en önemli etmenlerin kendi sağlıklarını korumak ve çocuklarına iyi örnek olmak olduğu bildirilmiştir. Ancak; sigaranın neden olduğu hastalıklar nedeni ile mortalite açısından büyük risk taşımalarına karşın sigara içmeyi sürdüren kişiler vardır. Bu nedenle sigara ve sağlık ilişkisinin anlatılması birçok olguyu sigarayı bırakmayı denemesi konusunda motive etmeyebilir. Çünkü sigara içme alışkanlığının farklı bileşenleri vardır. Bu nedenle hekim hastasının sigara içme alışkanlığının sürmesi durumunda, sigarayı bırakmasını önermeyi ve destek olmayı sürdürmelidir.

Tedavi; bu aşamada hekim sigarayı bırakmak isteyen hastasına bırakma yöntemlerinden birini önerir. Birçok hasta kendi başına bırakabildiği gibi, diğer yöntemlerden de (farmakolojik tedavi, grup psikoterapileri, vb) yararlanılabilir. Hasta ile birlikte sigarayı bırakma tarihine karar verilir. Sigarayı bırakırken hastaya yardımcı olacak bu konuda yaşayabileceğisorunları açıklayan broşür, kitap, vb verilebilir. Kişinin sigara ile birlikte yapmaya alışık olduğu, sigara ile özdeşleştirdiği aktiviteler; çay, kahve, içki içmek, televizyon seyretmek, kitap okumak, el işi yapmak, arkadaş toplantıları gibi davranışları birlikte irdelenir. Çünkü sigaranın bırakılması aşamasında bu özdeş aktivitelerin sürdürülmesi sıkça sigara içme isteğini çağrıştıracaktır.

Izleme; bu dönemde hekim sigarayı bırakan hastasını belirli aralıklarla görmek üzere kontrole çağırır. Ilk iki hafta içinde öngörüşme, bırakmayı izleyen ilk ay haftalık, bunu izleyen 3., 6., 12. aylarda ise yeniden görüşmeler önerilmektedir. Ilk yıl içinde hastanın izlenmesi mektup göndermek ya da telefon görüşmeleri ile de sıklaştırılabilir. Izleme döneminde hastanın sigarayı bırakmış kalma durumu, motivasyonun sürekliliği, yeniden başlama (relaps) eğilimi değerlendirilir. Genellikle relapslar, sigara içmenin bırakıldığı ilk haftalar içinde olmaktadır. Sigarayı bırakan kişi ilk iki kontrolüne kadar sigara içmemişse bırakmış kalma olasılığı yüksektir. Ancak relapslar başarısızlık olarak değerlendirilmemeli ve yeniden bırakma yönünde kişi motive edilmelidir.

Sigara Bırakma Polikliniklerinde Hastaya Yaklaşım Sigara bırakma poliklinikleri sigarayı bırakmak isteyen bütün içicilere yoğun bir tedavi programının uygulandığı uzmanlaşmış polikliniklerdir. Burada yapılan ilk görüşmede hekim hastanın genel sağlık durumunu değerlendirdikten sonra hastalık riskleri ve bırakmanın yöntemleri konusunda bilgi verir ve gerektiğinde uygulamayı düşündüğü farmakolojik tedavi konusunda hastayı aydınlatır. Bu polikliniklerde sigara konusunda yetişmiş hekim dışı sağlık personeli ise psikososyal yardım ya da davranış eğitimi açısından hastaya yardımcı olur. Sigara ile ilgili bilgilerin ve uygulanan tedavi programının yazılı dökümante edilmesi önemlidir, bu polikliniklerde hastalara broşür, kitapçık gibi yazılı materyal sağlanabilir.

Sigara bırakma programının her biri en az 10 dakika süren, dört ya da daha fazla görüşmeyi içermesi önerilmektedir. Hastalar bırakma gününden sonraki ilk 15 gün içinde en az bir kez görülmeli, izleyen üç ay, ayda bir kez ve daha sonra 3 ayda bir görüşmelerle bir yıllık izlem tamamlanmalıdır. Görüşmeler, hem bireysel, hem de grup görüşmeleri biçiminde yapılabilir. Ayrıca telefon görüşmeleri etkili bir uygulamadır. Telefon görüşmeleri, olgular kontrole gelmediği zaman ve poliklinik kontrol tarihleri arasında, izleyen hekimin belirlediği tarihlerde ve sıklıkta yapılabilir. Destek ve davranış tedavileri; pratik öneriler (sorun çözme, beceri geliştirme) ile tedavi sırası ve sonrasındaki sosyal desteği içermelidir. Sigarayı bırakacak olan hastanın öncelikle sigarayı bırakmaya hazırlanması gerekmektedir. Bu nedenle önce kişinin sigara bağımlılığının tanısı gerekir.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 22/5/2007 - RAST GELE ILAÇ KULLANIMI!!!

DOĞRU İLAÇ KULLANIMI
::::::::::::::::::::::::

Zehirlenmeler genelde çocukların sorunudur. On dört yaşın altındakilerde ortaya çıkan zehirlenmeler, daha büyüklerde görülenin 2-7 katıdır. Çocuk zehirlenmeleri 1-3 ve 15-17 yaşlarında artış gösterirler. İlkinde kaza sonucu oluşanlar, diğerinde ise cana kıyma nedeni ağır basar.

Çoğu zehirlenmeler çocuğun kendi evinde olur. Bunu, büyükanne ve babaların, bir arkadaşın ve bakıcının evi izler.

El çantaları, buzdolabı rafları ve çocuğun erişebileceği ilaç dolapları tehlikeli yerler arasındadır.

Kaza sonucu ortaya çıkan zehirlenmelerin yarıdan fazlası ilkbahar ve yaz aylarında görülür. Bu aylar, boya, badana, ev taşıma, yolculuk gibi nedenlerle çocuk üzerindeki dikkat ve denetimin azaldığı, evin dağınık, dolapların ve çekmecelerin açık olduğu dönemlerdir.

Aile içi sorunlar, alışılagelmiş aile düzeninin bozulması, hastalık, ölüm, gebelik, aileye yeni bir bebeğin katılması, yolculuk, taşınma, başka bir evi ziyaret, eve misafir gelmesi ve yemek hazırlama gibi olaylar zehirlenmeye zemin hazırlar.

Bir kereden fazla ya da birden çok etkenle zehirlenme, ailenin çocukla ilgilenmediğini düşündürür. Altı aylıktan küçük bir bebekte, zehirlenmenin kasıtlı olabileceği akla gelmelidir. Ergenlik çağında ise, okulda başarısızlık, kız ya da erkek arkadaşla olan sorunlar ve ana babaların anlayışsızlığı zehirlenme nedeni olabilir.

Çocuklardaki doğal meraklılık, onlara zehirlenmeye hazır bir biçimde ortam yaratmaktadır. Çocuklar her yeri keşfetmeye ve çevrelerini incelemeye çaba göstermektedirler. Buldukları her şeyi doğrudan ağızlarına götürürler. Tehlikeyi anlamaz ve uyarı etiketlerini okuyamazlar.

Kaza ile olan zehirlenmelerin %60-70 kadarı ilaçlarla olmaktadır. Bunlar arasında, analjezik (ağrı kesici), antienflamatuvarlar, sedatif-hipnotik ve trankilizanlar (sakinleştirici-yatıştırıcı), antidepresanlar (ruhsal çöküntüyü giderici) ve santral sinir sistemini etkileyen diğer ilaçlar başta gelmektedir. Türkiye'de, özellikle salisilatlar (asetil salisilik asit tuzları ya da esterleri) en sık karşılaşılan zehirlenme etkenleri arasındadır. İlaçlardan kaynaklanan zehirlenmelerin büyük çoğunluğu oral (ağız yolu ile alınan), katı ilaç biçimleri (draje,tablet,kapsül) ile meydana gelmektedir. Çocuklar açısından, kaplanmış tabletler kaplanmamış olanlardan, değişik renkli tablet ve kapsüller tek renkli olanlardan ve yumuşak ilaçlar sertlerden daha çekicidir.

Zehirlenmeye yol açan ilaçların büyük çoğunluğu, anne tarafından kullanılan ve olay sırasında kullanılmakta olan ilaçlardır.

Çocuklarda İlaç Kaynaklı Zehirlenmeyi Önlemek İçin Kurallar :

·İlaçları çocukların ulaşamayacakları yerlerde ve tercihen kilit altında saklayınız. Çocukların iskemle vb.araçlar kullanarak boylarının çok ötesindeki yerlere dahi ulaşabileceklerini unutmayınız.

·Çocukların önünde ilaç kullanmayınız. Sizi taklit etmek isteyebilirler.

·İlacınızı aldığınız anda telefona veya kapıya cevap vermek durumunda kaldıysanız, ilacı yanınıza alınız veya çocukların ulaşamayacakları bir yere koyunuz. Çocukların genellikle gözlem altında olmadıkları zamanlarda çabuk hareket ettiklerini unutmayınız

·ilaç sürekli kullanılacak olsa bile, kullanır kullanmaz kapağını kapatıp sakladığınız yere tekrar koyunuz.

·Gece veya karanlık bir odada çocuğunuza ilaç verirken ışığı açınız.

·Tüm ilaçları kendi orijinal ambalajlarında saklayınız. Etiket (iç-dış ambalaj) ve prospektüs, ilacın doğru kullanımını sağlayan bilgileri içermektedir. İlacın içinde bulunan maddeleri ve acil durumlarda alınacak önlemleri içeren talimatları bilmek önemlidir.

·Her ilacın ismini doğru kullanarak, ilacın şeker olmadığını çocuklara öğretiniz. İlaçların şeker ya da oyuncak olarak algılanmasına yol açabilecek davranışlardan (ilaç kutularıyla veya kullanılmış enjektörlerle oynamasına izin vermek gibi) kaçınınız.

·Çocuğun ilaç kullanması gerektiğinde, ne amaçla ve ne süre kullanılacağını kendisine anlayabileceği bir dille açıklayınız.

·Kullanılmayacak duruma gelmiş ilaçları kesinlikle yok ediniz (çöpe atmayarak, lavaboya ya da tuvalete dökünüz).

·Zaman zaman evinizi ve otomobilinizi (torpido gözü, kapı içi bölmeler, vb.) kontrol ederek, ilaç saklama koşullarını gözden geçiriniz.

·Bu güvenlik kurallarını bebek bakıcınıza da anlatınız ve çocuklu olarak ev ziyaretinde bulunacaksanız veya bebeğe bakacaksanız bu kuralları hatırlayınız.

Bir zehirlenme durumunda 24 saat kesintisiz hizmet sunan Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Zehir Araştırmaları Müdürlüğü ZEHİR DANIŞMA MERKEZİ'ne başvurabilirsiniz.

AKLINIZDA BULUNSUN!

.FİYAT KÜPÜRÜ BULUNMAYAN AMBALAJLARI SATIN ALMAYINIZ.

.KULLANMADAN ÖNCE PROSPEKTÜSÜ OKUYUNUZ.

.BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE HEKİMİNİZE VE/VEYA ECZACINIZA BAŞVURUNUZ.

.ÇOCUKLARIN ULAŞAMAYACAKLARI YERLERDE VE AMBALAJINDA SAKLAYINIZ.

.SON KULLANMA TARİHİ GEÇMİŞ İLAÇLARI KULLANMAYINIZ.

.İLACIN ETKİSİNİ SON KULLANMA TARİHİNDEN ÖNCE YİTİRMEMESİ İÇİN HANGİ KOŞULLARDA SAKLANACAĞINI HEKİMİNİZE VE ECZACINIZA DANIŞINIZ.

.İLACI, KULLANILACAK MİKTAR VE SÜREYE İLİŞKİN HEKİMİN ÖNERİSİ VE ECZACININ UYARISI DOĞRULTUSUNDA KULLANINIZ

AŞAĞIDAKİ SORULARIN CEVAPLARINI HEKİMİNİZDEN VE ECZACINIZDAN ALMAYI UNUTMAYINIZ:

.İLACINIZI NİÇİN KULLANMANIZ GEREKİYOR?

.İLACINIZI DOĞRU BİÇİMDE KULLANMAZSANIZ NE OLUR?

.İLACINIZI NASIL HAZIRLAYACAKSINIZ (SULANDIRMA vs.)?

.İLACINIZI GÜNDE KAÇ KEZ, NE MİKTARDA (DOZDA) ALACAKSINIZ? NE ZAMANLAR KULLANACAKSINIZ?

.İLAÇ TEDAVİNİZ KAÇ GÜN SÜRECEK?

.İLACINIZI KULLANIRKEN KAÇINMANIZ GEREKEN YİYECEK VE İÇECEKLER VAR MI?

.TEDAVİNİZ SIRASINDA İSTENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLECEK OLURSA, NE YAPMALISINIZ?

.İLACINIZI NASIL (HANGİ ŞARTLARDA) SAKLAMANIZ GEREKİYOR?

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 19/5/2007 - 19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA VE GENÇLİK SPOR BAYRAMI

 

19 MAYIS 1919 ATATÜRK'ÜN SAMSUNA ÇIKTIĞI BANDIRMA VAPURU

(19 Mayıs Ataürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı tüm gençliğe kutlu olsun)

 

          "ATAM BU GENÇLİK HER DAİM SENİN İZİNDE OLACAKTIR"

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

sevginin insan üzrinde yaptığı duygusallığı seviyorum;)

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Kategoriler

    Arkadaşlar

    romantikmeyhane
    sernar
    acemcadii94
    azmavi
    zumrutsu
    mustafa çetin
    siyahzambak61
    enbabakadir
    Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:5
    | Sonraki Sayfa

    Get Your Own Chat Box! Go Large!
    Get this widget | Share | Track details